sigorta ile ahilik de insan

sigorta ile ahilik de insan 

Enmerkar’ın Aratla’yı nasıl kendine ta-C'todevlet yapmaya karar verdiğini; Sümerlerin güçlü aşk ve savaş Y tiîkardeşi İnanna’ya Aratta halkının altın, gümüş, lapis ve değerli ^'tinnesi ve kendisi için kutsal yerler ve tapınaklar, özellikle Abzu-ta-inşa etmeleri için nasıl yakardığını anlatır; Abzu tapınağı Sümerlerin i^'ZnsıEııld'ran Basra Körfezi yakınlarındaki Eridu’da bulunan kutsal ‘de-
t tapınağıdır-
Ennıerkar’m yakarısına kulak veren İnanna, (..) Aratta beyini daha fazla et-yifinek için, Enmerkar habercisine, Enlil’in yeryüzü ve sakinleri üzerinde ev-^jsel bir egemenlik sürdüğü insanlığın ‘altm çağı’nı tanrı Rnici’nin nasıl so-jıerdirdiği ile ilgili ‘Enki’nin büyüsü’nü de yinelemesi talimatını verir
Harekete geçmeden önce, Enmerkar dinsel ayin nitelikli görünen bazı iş-tmleri yerine getirir. Önce Sümerlerin bilgelik tanrıçası Nidaba’ya danışır
Bugüne değin bulunmuş türünün dünyadaki ilk örneği olan en uzun Sü-jıer destanı böyiece sona erer”.
Kramer, söz ettiğimiz Sümer destanından; mesleklerin, işlerin, dolayısıyla Aliiiğin, başlangıçlarını gösteren; Tevrat’ın Sümerlerden hiç söz etmemesine taışuı: Çıkış bölümündeki talimatı anımsatan ve Hesiodos'tan da çok önce; fflsanlığa verilmiş iş, zenaat, ustalık öğütlerini de aktanyor. Bunlardan bazıla-ıiîöyle;
"Utu’nun oğlu Enmerkar; /Kızkardeşi, iyi ...(tablette okunmayan yerler; sg) kraliçesine,/Kutsal İnanna’ya yakarır;/’Ey kardeşim, İnanna; Uruk İçiıt/Aratta halkına altın ve gümüşü ustaca işlet,/Kayadan çıkan saf lapisi ge-lirsinJer./Değerli taşlarla saf lapisleri getirsinler;/Uruk’un, kutsal ülke /Oturduğun Ansan evinin,/.... Kursunlar;/Yerleştiğin kutsal gipar’ın içi-
azılı insanlık tarihindeki ilk siyasal ‘meclis’ İÖ yaklaşık 30qq, dî bir oturumda bir araya geldi (İÖ 4000’de, 5000’de, Sümerle, ha önceki dönemlerinde de, ‘Meclis’ yok muydu acaba? Kuşkusuz azından daha ilkel bir çekirdeği. Değerli bilgin Kramer de, bu Meclis'i^^'''" ce, ‘Bilinen ilk Meclis’, olduğunu söylüyor! sg). Bizim meclislerimiz ‘ev’den oluşuyordu: bir ‘senato’ ya da ihtiyarlar meclisi ve ‘alt ev’ya letin eli silâh tutan yurttaşlanndan oluşan meclis.
Bu bir ‘savaş meclisi’ydi, savaş ve barış gibi çok önemli bir konuda  birliğine varmak için toplanmıştı; ‘ne pahasına olursa olsun banş’yadj^ ve bağımsızlık diye tanımlayabileceklerimiz arasında bir seçim yap^ai^ rundaydı. Tutucu ihtiyarlardan oluşan ‘senato’ neye mal olursa olsı yanaydı, ancak kararlan, sorunu ‘alt ev’ ile görüşen kral tarafından di’. Bu grup savaş ve bağımsızlıktan yanaydı ve kral onlarla hemfikirdi
İnsanlık tarihinin bilinen bu ilk ‘meclis’i dünyanın neresinde olabilir? Sizin zannedebileceğiniz gibi Avrupa btasmda, Batı’da bir yerler^ değil (‘demokratik’ Yunanistan ve cumhuriyetçi Roma’daki siyasal meclisler çok daha sonra geldi). Saygın meclisimizin, tiranlann ve despotlann geletei;. sel yatağı olan, dünyanın, siyasal meclislerinin hiç bilinmediği düşiinülenbir bölgesinde, Asya’nın Yakın Doğu diye adlandırılan kısmında toplanmış olma-sı şaşırtıcı gelebilir.
Bu bilinen eski meclis, Dicle ile Fırat ırmaklan arasında, Basra Körfezi’nin kuzeyinde bulunan ve kadîm devirlerde Sümer diye adlandınlanycıit toplanmıştı. Peki, bu ‘meclis’ ne zaman toplandı? İÖ üçüncü binyılıkO a-manlarda, Yakm Doğu’daki bu Sümer ülkesinde (kabaca bugünkü Irak'ın ılı bölgesine karşılık gelir) yerleşik bulunan bir halk o günün dünyasında Mm en yüksek uygarhğı geliştirdi.
Dört beş bin yıl önce Sümer, merkezlerinde amtsal ve dünyaca ünlü kan kummlanmn bulunduğu sayısız büyük kentiyle gurur duyardı. Komşu ülkeb le karadan ve denizden yaptıkları yaygın ticaret ağlanyla, tüccarlannmişlen başlarından aşkındı. En ciddî düşünürleri ve aydınlarının geliştirdiği dinseli şünce sistemi yalmzca Sümer’de değil neredeyse bütün kadîm Yakın Dogiı’ılı kutsal öğreti olarak kabul görmüştü. Yetenekli şairleri aşkla ve coşkuyla,» rılan, kahramanları ve krallarına şarkılar söylerdi.
Hepsinden önemlisi de, Sümerler kil üzerine kaj|Ş»'-Mr kaleni yardms la yazılan bir yazı dizgesini aşama aşama geliştj^^ ilk kez
noğlunun eylemlerini, düşüncelerini, umutlarıi^Bt /^^y^rgı an inançlarını aynntıh ve sürekli bir biçimde kaydet
. litika alanında da öneırûi üerlemeler kaydetmiş olmalan şa-özellikle, krallann gücünü engeUeyip, siyasal mecüsin hakkı-doğm ilk adımlan atmışlardır.
anlık tarihindeki en eski ‘meclis’in toplanmasına neden olan po-özetlenebilir; Çok daha geç bir çağda Yunanistan’da olduğu ,^**^üncübinyıWa Sümer, ülke üzerinde lam egemenlik
kent-devletlerinden oluşuyordu. Bunlardan en önemlilerinden efsanesine göre ‘krallık’ı ‘tufan’dan hemen sonra gökten inmiş
arasındaki mücadelenin öyküsü, başkarakterleri Kiş’in ilk ha-Miıunsonhükümdan Agga ile Uruk kralı ve ‘Kullab’m efendisi’ Gılga-(iljjbir Sümer destanında anlatılır. Şiir Agga’dan, Gılgamış’a bir ültima-^jetirenelçilerin Uruk’a gelişiyle başlar
Ijie,kadîm Sümerli şairin kendi sözlerinden Uruk ‘meclis’i ile ilgili bölü-jjjsözcügü sözcüğüne çevirisi şöyle, içeriği henüz anlaşılamayan bazı dize-
ıjçıkınlmıştın
Eranebaraggesi oğlu Agga’nın elçileri ,/Kiş’ten Uruk’taki Gılgamış’a doğ-5yola çıktılar./Efendi Gılgamış kentinin ihtiyarlan önüne/Sorunu getirdi, jeti istedi./ Kiş yurduna boyun eğmeyelim, ona silâhleırla karşılık verelim.’
Kentinin ihtiyarlannın toplandığı meclis Gılgamış’a şöyle dedi;/’Kiş yur-jıaboyun eğelim, ona silâhlarla karşılık vermeyelim.’
Kullab m efendisi Gılgamış,/Tanrıça İnanna için kahramanca işler gerçek-Ifştiren/Kentinm ihtiyarlarının sözlerini yürekten kabul etmedi.
Kullab ın efendisi Gılgamış bu kez,/Kenlinin savaşçıları önüne sorunu ge-Hiü, Öneri istedi;
Kiş yurduna boyun eğmeyin, ona silâhlarla karşılık verelim.’
Kentinin savaşçılarının toplandığı meclis Gılgamış’a şöyle dedi;/’Kiş yur-taa boyun eğmeyiz, ona silâhlarla karşılık verelim.’
0zaman Kullab’ın efendisi Gılgamış’m yüreği,/Kentinin savaşçılarının bu sözleriyle sevinçle doldu, ruhu aydınlandı.’
Şairimiz oldukça kısa sözlü; hiçbir ayrıntı vermeden sadece Uruk’un ‘mec-lis’inden ve iki kurulundan söz ediyor. Oysa biz, sözgelimi her iki kurulun kaç üyeden oluştuğunu, ‘milletvekilleri’ ve ‘senatörler’in nasıl seçildiklerini öğrenmek isterdik (..)(Bu konuda, yukarıda, L. H. Morgan'ın, “Eski Toplum” adlı eserinden yaptığımız alıntılar bu konuya da ışık tutmaktadır. Kramer’in istediği ayrıntılar ve özellikle demokrasinin işleyişi konusunda oldukça doyurucu bilgi bulmak için o bölüme, bir de bu yönden bakılması yaıarlı olacaktır; sg). Bizim destansı şiirimize gelince, anlattığı olaylardan pek çok yüzyıl so'r^^lgsılıkla Uruk’un ‘kongre’si toplanıp dağıldıktan bınyılı aşkın bir su-oletlere yazılmıştır” 1^53),
BİLİNEN EN ESKİ TOPLUMSAL REFORMCU: URİKAGİNA VE BAZI REFORMLARI!
69. sayfada, 7. Bölüm’ün başlığı: ‘Toplumsal Reform”. Alt Başlık(j, “İlk Vergi İndirimi”. Hem çok ilginç, hem de, önemli bir Ahilik yaşa^! tısı örneği olması bakımından; Kramer’in yer yer, ne yazık ki ilkel toplumsa] kardeşliği anlayamamasından kaynaklanan çarpıtmalarına karşın, bölümü ge. nişçe vermek istiyoruz. Kramer şöyle anlatıyor:
“İlk yazılı toplumsal reform, lÖ 2400’de Sümer kent-devleti Lagaş’taya. püımştır. Yüksek ve türlü türlü verginin zorla toplanması ve tapınaklara aiı mülkiyetin giderek arttırılması gibi iğrenç ve her yerde ortaya çıkan bürokra sinin uygulandığı ‘eski günler’deki yolsuzluklara karşı yöneltilmişti. Gerçekten de, kendilerini aldatılmış ve büyük baskı altında duyan Lagaşlılar eski Ur-Nanşe hanedanını devirip, kendilerine başka bir aileden hükümdar seçerler Kente yasa ve düzeni yeniden getiren ve yurttaşlarına ‘özgürlük tanıyan’bu Urukagina adlı yeni işakku’dur (..).
ÎÖ üçüncü bin yılın başlarında Lagaş kent-devleti, her biri bir tapınağın çevresinde kümelenmiş, gönençli küçük bir gmp kasabadan oluşuyordu. Diğer Sümer kent-devletleri gibi Lagaş da ismen bütün Sümer’e egemen olan kralın idaresi altındaydı. Gerçekte ise, Sümer inanışına göre yaratılıştan sonrakentm payına düştüğü koruyucu tanrıyı temsilen kenti yöneten, laik hükümdar işak-ku’ydu (..).
Her durumda, görev zamanla babadan oğula geçmeye başladı. îşakku’lam daha hırsh ve başanh olanları nüfuzlarım ve zenginliklerini tapmağın zaıanm arttırmaya yöneldiler ve bu da zaman zaman tapmak ile saray arasmdaiktida mücadelesinin çıkmasma neden oldu.
Genelde, Lagaş sakinleri; çiftçiler ve besiciler, kayıkçılar, balıkçılar,tüc carlar ve zenaatkârlardan oluşuyordu. Kısmen sosyalist ve devlet konlıolh, kısmen de kapitalist ve serbest olan karma bir ekonomisi vardı. Teoride, toprak bütün yurttaşlann çıkarları adma onu gözeten kentin tanrısına yani, olasılıkla tapmağa aitti. Uygulamada ise, tapınak şirketi, emekçi olarak bazılaraa kiralanan toprağın önemli bölümüne sahipken, toprağın büyük bir kısmı özel mülkiyet’ti. Yoksulların bile çiftlikleri, bahçeleri, evleri ve sığulan vardı.
Dahası, Lagaş’ın sıcak ve yağmursuz iklimi nedeniyle, tüm toplumun yaşamında önemli yer tutan sulama projelerinin ve su dağıtun ;jstemininoıtat-la§a yönetilmesi bir zorunluluktu. Ama diğer birçok bakı/gör^ celi olarak serbestti ve bütün engellerden arınmıştı.
şarı ve başarısızlık, en azından bir dereceye kadar, kişi sonucuydu. Zanaatkârların daha gayretli olanları el ya kasaba pazarlarında satarlardı”.
., en azından liberal diyebileceğimiz görüşler; Kramer m ya-5jl^P"înv.l kadar sonra Eflâtun'un Yasalar’ında gördüklerimiz de tü-j^’^değil. ama tümüyle ütopya da değil. Eflâtun’un getirdiği kısıtla-/‘^'^tistoteles in Politika’da anlattıklarından, Likürg’ün İsparta’da iSerinden, ilkçağdaki birçok uygulamadan, L. H. Morgan’m. Kıvılcımlı’nın ve öbür büyük antropologların araştırmalarındı aî ekonomisinin, “İlkel Sosyalist” nitelikli olduğunu açıkça görüyo-f’'f ,«,nısatmaları yaparak; Kramer'ı izlemeyi sürdürüyoruz.
'yurttaşlık haklarının bilincindeydiler ve yaşam biçimlerinin
ınjtası olarak gördükleri ekonomik ve bireysel özgürlüklerine devlet tara-t^ngdecekher tür kısıtlama hareketine karşı uyanıktılar. Lagaşlılar, kadim belgemize göre Urukagina’nın egemenliği öncesinde işte bu 'özgür-Ijleriniyitirmişlerdi. Urukagina iktidara gelince yeniden ele geçirdiler.
Belgede olayları yasa-tanımaz ve zulmedici boyutlara tırmandıran neden-^Jf ilişkin bir ipucu yok. Ancak bu durumun, İÖ yaklaşık 2500’de Ur-Nanşe j^dan kurulan hanedanlığı niteleyen, iktidar için politik ve ekonomik güç-tıin gevşetilmesinin doğrudan sonucu olduğunu düşünebiliriz. Kendileri ve ivlelleri için ölçüsüz hırslarla şişirilen bu hükümdarların bazıları ‘sömürge-y savaşlara ve kanlı fetihlere girişmişlerdi.
Birkaç olayda kayda değer başarılar elde ettiler ve içlerinden birisi kısa bir jonem için, Lagaş üzerindeki egemenliğini bütün Sümer’e, hattâ birkaç kom-judevlete kadar yaydı. Ancak ilk zaferlerin arkası gelmedi ve bir yüzyıldan bsabirsüre içinde Lagaş ilk sınırlarına ve başlangıçtaki konumuna geri dön-fc ünıkagina iktidara geldiğinde Lagaş öyle zayıftı ki, kuzeydeki amansız işmanı Umma kent-devleti için hazır avdı.
İşte bu acımasız savaşlar ve yarattığı trajik sonuçlar içinde, Lagaş yurttaşları kendilerini politik ve ekonomik özgürlüklerini yitirmiş buldular. Ordular tıınnak ve bunlara silâh ve donanım sağlamak için yöneticiler kişi haklarını ihlâl etmeyi, vergi gelirlerini son sınıra kadar arttıımayı ve tapınakların mal varlıklanna el koymayı gerekli görmüşlerdi. Savaşın etkisiyle, bu yöneticiler direnmeyle karşılaşmadıf..).
Biz şimdi yaklaşık 4500 yıl önce Lagaş’ta yaşamış ve yazdığı olaylara tanıklık etmiş tarihçinin az çok kendi sözcükleriyle anlattıklarına bakalım. Ka-yıklarm denetçisi kayıkları gasp ediyordu. Hayvanların denetçisi büyükbaş hayvanlan gasp ediyordu, küçükbaş hayvanları gasp ediyordu. Balıkçıların denetçisi balıkları gasp ediyordu. Lagaşh bir yurttaş yünlü bir koyunu kırktırmak için saraya götürdüğü zaman eğer yün beyazsa beş şekel ödemek zorundaydı. Eğer bir adam karısından boşanırsa, işakku beş şekel, vezin bir şekel aiıypra.^ Eğer bir kokucu
soğan tarlalanm sürüyordu; işakku’nun soğan ve salatalık tarlaları
en iyi tarlalarında yer alıyordu.’ Üstelik, en önemli tapmak görevüı.
özellikle sangu’ların, eşeklerine, öküzlerine ve tahıllannın büyük bolü
konmuştu.
Ölüm bile vergi ve yükümlülüklerden kurtuluş sağlamıyordu. Gom,
için mezarlığa bir ölü götürüldüğü zaman, bir grup memur ve asala
geri kalanından fazla miktarda arpa, ekmek, bira ve çeşitli eşyalar sızdıı^""'sigorta